HepForum.Com


Geri Git   HepForum.Com > Erkekler ve Kadınların Dünyası > Kadın - Erkek İlişkileri
Kadın - Erkek İlişkileri Cinsel Yaşam ve Kadın - Erkek ilişkileri

Kullanıcı Etiket Listesi

 
LinkBack Seçenekler
Alt 18.Aralık.2018   #1
DurumuÇevrimdışı
Adenca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye No: 34
Üyelik tarihi: 11.Aralık.2018
Şehir: 35 İzmir
Mesaj Sayısı: 4,909
Konu Sayısı: 1324
Beğendikleri: 83
Alınan Beğeni: 135
HF Ticaret Sayısı: (0)
HF Ticaret Yüzdesi: (%)
Ruh Hali
Ruhsuz
Kan Grubum: AB RH +

Standart Kalbimizle Değil Beynimizle Aşık Oluyoruz

Reem Nöropsikyatri Merkezi kurucusu, Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, Dr. Beyin isimli kitabında sevgi ve aşk duygularının tümüyle beyinde gerçekleştiğini belirtiyor. Her ne kadar, sevgi ve kalp özdeşleştirilmiş olsa da bu işlevle ilgilenen beynimizdir. Karşı cinsten herhangi bir olumsuz davranış gördüğümüzde ‘kalbim kırıldı’ deriz. Aslında kırılan kalp değil beyindir. Aşk üzerine yazılmış şiirlerin hemen hepsi kalp merkezlidir. Doğrusu, Aristo’dan beri bu yanılgı böyle süregelmiştir. Ve bu noktada, beyne büyük haksızlık yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Dr. Mehmet Yavuz, aşık olan kişilerin yemeden içmeden kesildiğini belirterek, “Uyku düzenleri bozulabilir, psikolojik bozukluklar kaçınılmaz olabilir” diye de ekliyor.



Aşk Bir Hastalık mı?
“Aşık olan kişi, yemeden içmeden kesilebilir, uyku düzeni bozulabilir hatta psikolojik bozukluklar yaşayabilir. Çünkü aşk bir saplantıdır, melankoli halidir. Kişi başka kimseyi düşünemez, gözü kimseyi görmez olur” diyen Dr. Mehmet Yavuz, “Aşk mutluluğu yaşayan ya da aşk acısı çeken binlerce insan üzerinde yapılan araştırmalar; ya mutluluktan havalara uçmak ya da ölümüne keder tablosu arz etmektedir. Bazı araştırmacılar, beyinde depresyonla büyük ilişkisi olan serotonin hormonunun aşk acısı ve duygusu üzerinde de etkili olduğunu iddia etmektedirler. Bunlara göre serotonin hormonunun az salgılanması aşk acısını körüklemekte hatta dayanılmaz hale getirmektedir. Depresyonlu ya da depresyona eğilimli kişilerde aşk duyguları daha yoğun yaşanmakta ve ortada aşkın neden olduğu bir acı varsa, bu daha derin ve yoğun hissedilmektedir. Dolayısıyla aşık olanlarda, serotonin hormununun kan düzeyi, normal insanlara göre yüzde 40 daha düşüktür. Bu durum aşık olanların depresyona çok yatkın olduklarını göstermektedir. Hatta ‘aşk eşittir depresyon’ diyebiliriz. Bu nedenle aşktan dolayı üzüntü ve elem yaşayanlara antidepresan ilaçlar fayda verebilir. Ya da diğer bir ifade ile aşk acısı, beyinde serotonin salgısını arttıran ‘’manyetik stimülasyonla’’ (TMS) da tedavi edilebilir” dedi.

Aşkın Gözü Kördür
“Tıp dilinde prefrontal korteks denen ve psikoloji dünyamızı kontrol eden bölge sol alın bölgesinin hemen arkasında yer alan bir bilardo topu büyüklüğünde bir alandır. Depresif hastlarda bu bölgenin çalışması bozulur. Bu bölgede kafatasına yapılan güçlü manyetik uyarımlar ile kontrolden çıkan bu bölgenin dengesi yeniden sağlanır. Aşk hali, prefrontal korteksin dengesini bozabilir. Sadece prefrontal korteksi mi?, hayır aşk esnasında ‘’amigdala’nın da düzeni bozulur. Beynin içinde derinlerde badem büyüklüğünde olan ve biri sağ diğeri sol beyin yarımküresinde olan amigdala korkuyu kontrol eder. Aşk esnasında çekinceye ve korkuya neden olan amigdalanın devreden çıkması kişinin her zamankinden daha fazla risk almasına neden olur. Belki de bu yüzden “Aşkın gözü kördür”.

Önceliği Kendinize Vermelisiniz
Dr. Mehmet Yavuz’a göre: “Aşk nedeniyle günlük yaşamı bozulan, işine evine konsantre olamayan kişiler için çözüm arama zamanı gelmiştir. Bağımlılık merkezlerinde bu tarz kişilere uygun terapiler mevcuttur. Genellikle aşırı yoğun ya da tekrarlanan aşk acılarının ardından geçmişe dair korkular çıkar. Kişinin korkularını keşfetmek, o anı ve geleceği sağlıklı yaşaması için bir zorunluluk haline gelmiş olabilir. Bunun dışında aşk hastalığına tutulanlara yapılan terapinin en önemli kısmını, kişiye kendisi ile ilgilenme görevi verilmesi oluşturur. Kişinin takıntılı bir şekilde başka birini düşünmesinin önüne geçebilmek amacıyla dikkat dağıtılır ve bireyin hayatın merkezine tekrar kendini oturtması sağlanmaya çalışılır. Serotonin eksikliğinin daha çok üzüntüye yol açtığı da bilindiğine göre, ev ödevi olarak hobiler edinmesi, kendisine gün içinde vakit ayırması istenen kişi, önceliği spora vermelidir. Çünkü sağlık durumuna uygun olarak seçilen spor aktivitelerinin serotinini arttırdığı bilinmektedir. Bunun dışında, aşkı bir hastalık olarak ele almak istersek bugün modern bir yaklaşımla, kafatasına yapılan güçlü manyuetik uyarımlar (TMS) sayesinde, kontrolden çıkan bölgenin dengesini yeniden sağlayabiliriz.”

Alinti






  Alıntı

Adenca Üyenin Son 5 Konusu
Baslik Kategori Son Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj
Cemal Süreya İki kalp Şairlerden Şiirler Adenca 0 112 11.Ocak.2019 17:45
Özdemir asaf Seni Seyrederdim Şairlerden Şiirler Adenca 0 97 11.Ocak.2019 17:45
Nazım hikmet Seni Düşünmek Şairlerden Şiirler Adenca 0 89 11.Ocak.2019 17:45
Yerçekimli Karanfil - Edip Cansever Şairlerden Şiirler Adenca 0 82 11.Ocak.2019 17:45
Özdemir asaf - Lavinia Şairlerden Şiirler Adenca 0 92 11.Ocak.2019 17:45


Bookmarks

Etiketler
aşık , beynimizle , değil , kalbimizle , oluyoruz

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ne zor değil'mi .. Adenca Aşk ve Sevgi Forumları 0 11.Ocak.2019 17:32
Cinler İnsanlara Aşık Olabilir mi ? Ersin Serbet Kürsü 0 10.Ocak.2019 18:23
Burçlar Aşık Olursa Ersin Burçlar ve Astroloji Forumları 0 05.Ocak.2019 14:42
Baharda Neden Aşık Oluruz? Ersin Psikoloji 0 21.Aralık.2018 09:31
Âşık tevbe etmez Rwa Dini Şiirler - Yazılar 0 12.Aralık.2018 21:50


Yukarı Çık
best 10 safirbet betmatik